Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi? Üzerine Bir İzmir Akşamı Düşüncesi
Bazı sorular var ki insanı gece üçte tavana bakarken buldurur. “Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi?” mesela… Bunu ilk kez kendi kendime sormadım aslında, evdeki gri tekir bakışlarını mama kabına dikmiş haldeyken bir anda beynimde yankılandı.
O an mutfaktayım. Ben, 25 yaşında İzmir’de yaşayan, hayatı ciddiye almaya çalışıp çoğu zaman başaramayan biriyim. Bir elimde mama paketi, diğer elimde “ay sonu nasıl gelecek” stresi. Kedim ise sanki finansal bağımsızlığını yeni kazanmış bir CEO gibi bana bakıyor.
Ve o bakış var ya…
“Sen getirirsin zaten.” bakışı.
Kedilerin rızık algısı: Felsefe mi, refleks mi?
Flykids ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz.
Bilimsel konuşacak olursak kediler “rızık” gibi soyut kavramları insan diliyle anlamaz. Ama işin garip tarafı şu: Kediler, düzeni bizden daha net okuyor.
Mama kabı boşsa dram başlar.
Mama kabı doluysa sanki dünya barışı sağlanmış gibi sakinleşirler.
İşte burada insan kafası devreye giriyor. Ben bazen düşünüyorum:
“Acaba kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi, yoksa sadece benim banka kartı limitimi mi test ediyorlar?”
Çünkü benim evde durum şu:
Sabah 07.00: Patiler yüzüme iniyor
07.01: “Mama yok mu?” bakışı
07.02: Ben hayata küsmüş şekilde kalkıyorum
07.10: Mama doluyor
07.11: Kedim sanki hiç zorbalık yapmamış gibi yiyor
Bu kadar kısa sürede vicdan resetleyen başka bir canlı türü var mı bilmiyorum.
İzmir’de kedili yaşam: Kordon + mama + existential crisis
İzmir’de yaşamak zaten başlı başına bir “rahatlık ve iç sıkıntısı” karışımı. Kordon’da yürüyüp denize karşı “hayat güzel ya” dediğin anda eve dönüp mama bitmiş kedinin bakışıyla karşılaşıyorsun.
Bir gün arkadaşım sordu:
“Senin kedi seni yönetiyor mu?”
Dedim ki:
“Hayır… sadece ekonomik ve duygusal olarak rehin aldı.”
Çünkü gerçekten durum bu.
Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi sorusunu burada daha da derinleştiriyorum. Ben bazen mama almayı unutunca kedim bana değil, sanki evrenin sistemine bakıyor gibi davranıyor. O bakışta şu var:
“Bu düzen bozulmaz. Bir şekilde gelir.”
Ve korkunç olan şu:
Haklı çıkıyor.
Ev kedisi vs sokak kedisi: Rızık KPI’ları
Sokak kedisi gördüğümde içim ikiye bölünüyor. Bir tarafım “hemen mama al” diyor, diğer tarafım “kardeşim sen zaten geçen ay kira ödedin” diye bağırıyor.
Sokak kedileri daha farklı bir seviyede yaşıyor. Onlarda rızık algısı tamamen “bugün biri sever mi?” üzerine kurulu.
Ev kedisi ise şunu biliyor gibi:
“Bu insanın görevi var. Beslemek.”
Ve burada insanın ego çöküşü başlıyor.
Çünkü ev kedisi sana şunu öğretir:
Sen aslında özgür değilsin
Senin planların önemli değil
Mama saatleri var ve evren buna göre çalışıyor
Ben ve kedim arasında geçen felsefi diyaloglar
Bir gece mutfakta oturuyorum. Kedim karşı koltukta.
Ben:
“Bak şimdi, hayat pahalı. Mama da pahalı. Anlıyor musun?”
Kedi:
“…”
Ben:
“Yani ben de çalışıyorum, yoruluyorum…”
Kedi:
(patisini kaldırır, mama kabını işaret eder)
Bu noktada tüm insanlık tarihinin bir özeti yapılmış oluyor aslında.
Çünkü iletişim kuruyoruz ama farklı dillerde.
Ben ekonomi konuşuyorum, o survival.
Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi yoksa sadece zamanlamayı mı çözdüler?
Bazen şuna inanıyorum: Kediler “gelme garantisi” olan bir sistemi çözmüş olabilir.
Mesela ben marketten mama almayı erteliyorum. İç sesim diyor ki:
“Bir gün daha idare eder.”
Kedim ise evrenle anlaşmış gibi davranıyor:
“Bugün gelecek.”
Ve geliyor.
Bu yüzden tekrar soruyorum: Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi?
Bilmiyorlarsa bile, sanki biliyorlarmış gibi bir güvenle yaşıyorlar. Bu da bizi düşündürüyor.
İnsan sürekli hesap yaparken, kedi sadece bekliyor. Ama o bekleyiş pasif değil, emin bir bekleyiş.
İzmir sabahları ve mama alarmı
Sabah 06.50.
Alarm çalmadan önce kedi başlıyor.
Yüzüme hafif bir patı dokunuşu.
“Uyandın mı?”
Ben:
“Daha dünya bile uyanmadı…”
Kedi:
“Mama.”
Bu noktada hayatın gerçek öncelikleri belirlenmiş oluyor.
Kendi kendime düşünüyorum:
“Ben bu hayatta ne yapıyorum?”
Kedi bana bakıyor:
“Beni besliyorsun.”
Ve gerçekten de hikâye bu kadar basit.
Evde yalnızken filozof, kedi varken çalışan gibi hisseden insan
İtiraf ediyorum: Kedim olmadan önce daha özgürdüm ama daha dağınıktım.
Şimdi ise:
Saat 08.00 mama
Saat 20.00 mama
Arada psikolojik olarak “neden yaşıyorum?” sorgusu
Ama bir yandan da tuhaf bir düzen var.
Çünkü kedi sana şunu öğretiyor:
Rızık planlanmaz, gelir.
Ya da en azından kedinin bakış açısı böyle.
İç sesim, İzmir ve mama felsefesi
Geçen gün Alsancak’ta oturuyorum. Kahve içiyorum. Telefonumda banka bildirimi:
“Bakiyeniz azalmıştır.”
Aynı anda evden bildirim gibi bir şey geliyor (tabii gerçek bildirim değil ama zihinsel bir şey):
“Kedi mama bekliyor.”
İki dünya çarpışıyor:
Finansal gerçeklik
Ev içi zorunlu yaşam
Ve ben ortada kalıyorum.
İç ses:
“Bir çözüm olmalı.”
Kedi:
“Var zaten. Mama.”
Kedinin sakinliği, insanın kaosu
Dikkat ettim, kedilerde panik yok.
Mama yoksa bile bir süre bekliyorlar. Sonra tekrar geliyorlar.
Biz insanlar ise:
“Acaba ne olacak?”
“Ya olmazsa?”
“Ya hep böyle giderse?”
Kedi:
“Bekle.”
Ve bekliyor.
Bu yüzden bazen diyorum ki, kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi sorusu aslında yanlış bir soru olabilir.
Belki de mesele bilmek değil, güvenmek.
Günlük hayatın içinde küçük bir metafizik
Bir gün mutfakta mama dökerken fark ettim.
Kedim bekliyor.
Ama öyle açlıktan ölür gibi değil. Sanki ritüel bekliyor.
Ben de düşündüm:
“Ben de her ay maaş bekliyorum. O da bir çeşit mama ritüeli mi?”
İkimiz de bekliyoruz aslında.
Sadece biri daha çok miyavlıyor.
Kedim bana sabrı öğretiyor mu, yoksa ben mi kandırılıyorum?
Bazen kendimi fazla romantize ettiğimi düşünüyorum.
“Ne güzel, kedi bana sabrı öğretiyor.”
Sonra kedi geliyor, laptopun üstüne yatıyor ve tüm çalışmamı kapatıyor.
Eğitim mi bu?
Yoksa direkt sabotaj mı?
Kararsızım.
Ama yine de bir gerçek var:
Onun dünyasında rızık bir şekilde geliyor ve bu kesinlik onu sakin yapıyor.
Son bir İzmir akşamı düşüncesi
Akşamüstü Kordon’da yürürken rüzgâr yüzüme çarpıyor.
Telefonumda bir fotoğraf: Kedim mama kabının yanında uyuyor.
Ve o an yine aynı soru geliyor:
Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi?
Belki bilmiyordur.
Belki de biz fazla düşünüyoruz.
Belki de onlar sadece yaşıyor, bekliyor ve geleni kabul ediyor.
Ama şunu biliyorum:
Evde kapı açıldığında koşan bir kedi varsa, hayatın içinde çok da karmaşık olmayan bir gerçek var.
Bir şekilde geliyor.
Ve biz, tüm hesap kitap içinde, bunu unutuyoruz.
Bu içeriğimizle “Kediler rızkın Allah’tan geldiğini bilir mi” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Flykids okurlarına sevgilerle!