Sizi Flykids’da “Matematik hangi terimdir” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.
Kayseri’de Sessiz Bir Gün ve Sayıların Ağırlığı
Kayseri’nin kışları hep biraz sert gelir bana. Rüzgâr, Erciyes’ten aşağı inerken sanki insanın içine de sızar; düşüncelerimi dağıtmak yerine daha da toparlar. Bugün yine o günlerden biri. Pencereden baktığımda gri bir gökyüzü var ve sokakta acele eden insanlar… Herkes bir yere yetişiyor ama kimse aslında nereye gittiğini tam bilmiyor gibi.
Ben 25 yaşındayım. Günlük tutmayı bırakmıyorum çünkü bazı şeyler sadece yazınca hafifliyor. Özellikle de içimde düğüm gibi duran konular: geçmiş, hayal kırıklıkları ve bir türlü anlam veremediğim o eski ders… Matematik.
Bugün yine zihnime aynı soru takıldı: Matematik hangi terimdir?
Bunu düşünürken bile içimde garip bir sıkışma oluyor. Sanki basit bir soru değil de, yıllardır cevaplanmayı bekleyen bir eksiklik gibi duruyor.
Lise Yılları ve Matematikle İlk Çatışma
Lise yıllarında matematik dersine her girdiğimde içimde küçük bir geri çekilme olurdu. Tahtadaki her formül bana bir şey anlatmıyor, aksine benden bir şey alıyordu. Sanki herkes aynı dili konuşuyor da ben başka bir şehirde kalmışım gibi hissederdim.
Öğretmen tahtaya bir şeyler yazarken defterime bakardım. Defterimde hep yarım kalmış çözümler, üstü çizilmiş işlemler olurdu. O anlarda kendime kızardım. “Neden anlayamıyorum?” diye defalarca sorardım.
Sınıfta başarılı olanlara bakardım. Onlar için matematik sanki bir oyun gibiydi. Kuralları vardı, evet, ama eğlenceliydi. Benim içinse kurallar bile anlaşılmazdı.
Bir gün öğretmen bana söz verdiğinde kalbim hızlı hızlı atmıştı. Tahtaya kalktım, elimde tebeşir, önümde bir denklem. O an beynim boşalmış gibiydi. Ne yapacağımı biliyormuş gibi davranmaya çalıştım ama içimde büyük bir boşluk vardı.
O gün eve döndüğümde defterime şunu yazmıştım: “Ben galiba bu dili hiç öğrenemeyeceğim.”
Üniversiteye Hazırlık ve Kırılma Anı
Yıllar geçti. Üniversite sınavına hazırlanırken matematik yine hayatımın merkezine oturdu. Bu kez kaçma şansım yoktu. Her gün aynı sorular, aynı grafikler, aynı formüller…
Ama içimde başka bir şey de büyüyordu: inat.
Bir gün etüt merkezinde uzun süre çözemediğim bir problem vardı. Herkes çoktan geçmişti, ben hâlâ aynı soruya bakıyordum. Kalem elimde titriyordu. O an içimden “yeter” demek geldi ama demedim. Çünkü ilk defa pes etmek istemedim.
Saatler sonra, çözümü bulduğumda hissettiğim şey sevinçten çok şaşkınlıktı. Sanki bir kapı açılmıştı ama ben o kapının varlığını bile bilmiyordum.
O an zihnimde yine aynı soru belirdi:
Matematik hangi terimdir?
Ama bu kez soru farklı bir yerden geliyordu. Sanki artık bir ders değil, bir kavramın kendisini anlamaya çalışıyordum.
Matematik hangi terimdir? sorusuyla yüzleşme
Bu soruyu ilk kez bu kadar ciddi düşündüğümde bir otobüsteydim. Kayseri’nin akşam trafiği her zamanki gibi ağırdı. Camdan dışarı bakarken kafamın içinde aynı cümle dönüp duruyordu.
Matematik hangi terimdir?
Kendi kendime cevap vermeye çalıştım. Bir ders mi? Bir bilim mi? Yoksa sadece sayılarla kurulan bir düzen mi?
Ama hiçbir cevap tam oturmuyordu.
O an fark ettim ki ben matematiği anlamaya çalışırken aslında kendi içimdeki düzensizliği anlamaya çalışıyordum. Hayatımda çözemediğim her şey, o dersin içinde büyüyordu.
Otobüs ilerledikçe içimdeki düşünceler de ilerliyordu. Camda kendi yansımama baktım. Yorgun bir yüz… Ama gözlerimde hâlâ bir şey vardı: vazgeçmemişlik.
Gece Otobüsü ve İç Monolog
Gece eve dönerken şehir sessizleşmişti. Sokak lambaları sarı bir ışıkla yere düşüyordu. Kulaklığımda hafif bir müzik vardı ama zihnim daha gürültülüydü.
“Ben neden bu kadar zorlanıyorum?” diye düşündüm.
Matematik bana hep uzak gelmişti ama belki de mesele uzaklık değildi. Belki de mesele, yaklaşmayı hiç öğrenememiş olmamdı.
O gece defterimi açtım. Uzun uzun yazdım. Formüller değil, duygular vardı sayfalarda. Kırılmalar, hayal kırıklıkları, küçük başarılar…
Ve tekrar o cümle:
Matematik hangi terimdir?
Bu kez cevabı aramıyordum. Sadece sorunun içimde bıraktığı hissi anlamaya çalışıyordum.
Bir Defterin Sayfaları Arasında Kaybolmak
Defterlerim benim için bir tür sığınak oldu zamanla. İçine sadece notlar değil, kendimi de bırakıyordum.
Bir sayfada başarısız olduğum bir deneme sınavı, başka bir sayfada küçük bir başarı… Aralarında hiçbir düzen yoktu ama belki de hayatın kendisi de böyleydi.
Bir gün eski defterlerimi karıştırırken lise yıllarındaki yazılarımı buldum. Ne kadar sert konuşmuşum kendimle… “Yetersizim”, “anlamıyorum”, “yapamıyorum”…
O satırları okurken içimde bir sıkışma oldu. Kendime o kadar acımasız davranmışım ki, o çocuğu korumayı unutmuşum.
O an fark ettim: Matematik sadece bir ders değil, benim kendimle kurduğum ilişkinin bir aynasıydı.
Öğretmen ve Küçük Bir Aydınlanma
Üniversiteye geçtikten sonra bir hocam vardı. Sıradan bir anlatımı yoktu. Soruları sadece çözmezdi, neden o şekilde çözüldüğünü anlatırdı.
Bir gün ders sonunda yanına gittim. Uzun zamandır içimde taşıdığım o soruyu sormak istedim ama farklı bir yerden sordum.
“Hocam,” dedim, “bazı şeyleri anlamak neden bu kadar zor geliyor?”
Bana baktı ve kısa bir sessizlikten sonra şunu söyledi: “Zor değil aslında. Sadece herkes aynı yerden başlamıyor.”
O cümle içimde bir yere dokundu.
O gün ilk defa matematiğe düşman gibi bakmadım. Sanki yıllardır bana kapalı olan bir pencere hafif aralanmıştı.
Bugün ve Kabullenme
Şunları da İnceleyin: Masumiyet ve Kader filmi aynı mı ?
Şimdi geriye dönüp baktığımda her şey daha net görünüyor. O yıllardaki öfkem, yetersizlik hissim, anlamlandıramadığım o karmaşa…
Hepsi birer parça gibi duruyor.
Matematik benim için hâlâ tamamen çözülmüş bir şey değil. Belki hiçbir zaman da olmayacak. Ama artık onunla kavga etmiyorum.
Bugün yine aynı soruyu düşünüyorum:
Matematik hangi terimdir?
Ve bu kez cevabı daha sakin bir yerden geliyor içime. Bir tanım aramıyorum artık. Bir etiket, bir sınıflandırma da değil.
Belki matematik; insanın anlamaya çalışırken kendi sınırlarını gördüğü bir alan.
Belki de zihnin kendine tuttuğu bir ayna.
Kayseri’nin soğuk akşamında camdan dışarı bakarken bunu düşünüyorum. Sokakta yürüyen insanlar, uzaklaşan ışıklar, şehirdeki o yavaş ama sürekli hareket…
Hepsi bir düzen içinde ama o düzeni herkes farklı hissediyor.
Ben artık matematiği sadece sayılarla değil, kendimle birlikte düşünüyorum. Ve bu düşünce bile içimde tuhaf bir huzur bırakıyor.
“Matematik hangi terimdir” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Flykids olarak daha fazlası için buradayız!