Merhaba! Flykids sayfasının bu haftaki konusu “Parantez işaretinin anlamı nedir”. Umarız faydalı bulursunuz!
Bir Günün İçinde Saklı Kalan Parantezler
Kayseri’de akşamları hava her zaman biraz sert olur. Sanki şehir, gün boyu sakladığı her şeyi gece olunca birden yüzüne vurur. Ben de o akşamlardan birinde, odamın camına yaslanmış dışarıya bakıyordum. Defterim masadaydı, kalemi yanındaydı ama yazmaya başlamamıştım. İçimde bir ağırlık vardı, adını koyamadığım.
O gün bir cümleye takılmıştım:
“Parantez işaretinin anlamı nedir?”
Basit bir soru gibi görünüyordu ama zihnimde bir kapıyı aralamıştı. Çünkü bazı sorular vardır, cevabından çok seni nereye götürdüğü önemlidir.
O Deftere İlk Yazılan Cümle
O günü hatırlıyorum. Sabah erken kalkmıştım. Üniversite arkadaşım Eren’den bir mesaj gelmişti. Kısa, dümdüz bir mesaj:
“Bugün konuşmamız lazım (önemli).”
İşte her şey o parantezle başladı.
Normalde bir cümlede “önemli” kelimesi tek başına da yeterdi. Ama o küçük işaret, yani parantez, sanki kelimeyi farklı bir yere taşımıştı. Daha sessiz, daha gizli, daha içten bir yere.
İçimde bir huzursuzluk oluştu.
“Ne demek istiyor?” diye düşündüm.
Ve itiraf ediyorum, biraz da korktum.
Çünkü parantez bazen söylenmeyeni saklar. Bazen de söylenmek istenip de cesaret edilemeyeni.
Parantez İşaretinin Anlamı Nedir? İlk Gerçekle Yüzleşme
O gün işte ilk kez bu soruyu gerçekten kendime sordum: Parantez işaretinin anlamı nedir?
Sözlük gibi düşünmedim. Matematik gibi hiç düşünmedim. Daha çok insan gibi düşündüm.
Parantez, bir şeyin içine alınmasıydı. Ama sadece teknik bir “içine alma” değil. Aynı zamanda bir duyguyu kenara koyma, bir düşünceyi fısıltıya çevirme haliydi.
Eren’in mesajını tekrar tekrar okudum:
“Bugün konuşmamız lazım (önemli).”
İçimde bir ses dedi ki:
“Bu cümlede asıl yük parantezin içinde.”
Bir başka ses ise daha netti:
“Hayır, asıl yük parantezin dışında, çünkü orası söylenen yer.”
İşte o an fark ettim; zihnim bile ikiye bölünüyordu.
İlk Buluşma: Sessizliğin İçindeki Parantez
Öğleden sonra Eren’le pastanenin köşesinde buluştuk. Kayseri’de o tür yerler hep aynı hissi verir; biraz buhar kokusu, biraz geçmiş konuşmaların yankısı.
Eren geç geldi. Oturdu ve bir süre hiçbir şey demedi.
Sonra cümlesini kurdu:
“Ben ayrılmayı düşünüyorum (ama emin değilim).”
İşte o an içimde bir şey kırıldı.
Çünkü “ayrılmayı düşünüyorum” zaten ağır bir cümleydi. Ama parantezin içi… işte orası daha da ağırdı.
“ama emin değilim”
O küçük ek açıklama, sanki cümlenin kalbini açmıştı. Bir yandan umut bırakıyor, bir yandan da umudu zayıflatıyordu.
O an kendime şunu söyledim:
“Parantez işaretinin anlamı nedir? İnsanların söyleyemediklerini saklayan bir yer mi?”
İçimdeki cevap net değildi.
İçimde Büyüyen Sessizlik
Eren konuşurken ben onu dinledim ama aslında daha çok parantezi dinledim.
O küçük işaretin içine sıkışmış kararsızlığı, korkuyu, geri çekilmeyi…
Bazen insanlar en önemli şeyleri yüksek sesle değil, parantez içinde söyler.
O gün eve döndüğümde defterimi açtım. İlk cümleyi yazdım:
“Bugün bir parantezin içinde kaybolan bir cümle duydum.”
Sonra durdum.
Kalem elimdeydi ama devam edemedim. Çünkü bazı şeyler yazıldıkça küçülmüyordu, büyüyordu.
Gece ve Defterin Sessizliği
Gece olduğunda Kayseri’nin sesi azalır. Ama insanın iç sesi artar.
Yatağa uzandım ama uyuyamadım. Parantez kelimesi kafamda dönüp duruyordu.
Bir noktada kendime tekrar sordum:
“Parantez işaretinin anlamı nedir?”
Bu kez daha duygusal düşündüm.
Parantez bana şunu hatırlatıyordu:
Söylenmeyen şeyler yok olmaz. Sadece başka bir şekle girer.
Belki de insanlar parantezi bu yüzden kullanıyordu. Çok bağırmadan, kırmadan, dökmeden bir şeyleri söylemek için.
Ama bazen o sessiz alan, en yüksek çığlığa dönüşüyordu.
Bir Anı: Babamın Cümlesi
Şunları da İnceleyin: Paketiniz dağıtıma çıktı ne demek ?
Aklıma babam geldi. Çok konuşmazdı. Ama konuştuğunda cümlelerinin içinde hep bir “eksiklik” hissederdim.
Bir gün bana şöyle demişti:
“Hayatta bazı kararlar vardır (sonradan anlarsın).”
O zaman anlamamıştım.
Ama şimdi anlıyorum.
Parantez sadece bir işaret değilmiş. Bir bekleme alanıymış. Zamanın içine bırakılmış küçük bir boşluk.
O boşlukta insan büyüyormuş.
İkinci Gün: Değişen Bakış
Ertesi gün Eren’le tekrar konuştuk. Bu kez daha sakindi.
“Dün söylediklerim…” dedi, durdu.
Sonra ekledi: “Karışık hissediyorum.”
Bu kez parantez yoktu. Ama sanki cümlenin tamamı zaten parantezin içindeydi.
İşte o an fark ettim:
Parantez bazen görünmez olur.
Sadece yazıda değil, insanda da.
Bazen bir insanın gözleri bile parantez olur. Söyleyemediğini içine alır.
Kendime Yazdığım Satır
O gece defterime şunu yazdım:
“Parantez işaretinin anlamı nedir? Belki de insanın kendini yarıda bırakma şeklidir.”
Bu cümleyi yazarken içim sıkıştı.
Çünkü bazı duygular net değildir. Tamamlanmaz. Ama yine de vardır.
Parantez ve İnsan Kalbi
Günler geçtikçe parantez düşüncesi bende yer etti. Artık sadece bir noktalama işareti değildi.
Birinin “iyiyim (değilim)” demesi gibi.
Birinin “görüşürüz (belki hiç)” demesi gibi.
Hayatın içinde görünmeyen çok fazla parantez vardı.
Ve ben bunu fark ettikçe hem üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde büyüyordum.
Çünkü anlamaya başlamak her zaman rahatlatmaz. Bazen insanı daha çok düşünmeye iter.
Kayseri’nin Sokaklarında Parantez Düşüncesi
Bir akşam yürürken şehir daha da sessizdi. Soğuk yüzüme vuruyordu.
Bir tabelaya baktım. Bir cümle vardı:
“Burada her şey taze (her gün).”
Gülümsedim.
Basit bir reklam cümlesi bile parantez taşıyabiliyordu.
Ama bu kez farklı hissettim. Bu parantez artık yük değil, hafiflikti.
Belki de parantez her zaman ağır bir şey değildi. Bazen açıklama, bazen yumuşatma, bazen de sadece bir nefes aralığıydı.
Flykids olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “Parantez işaretinin anlamı nedir” konusunda daha fazlası için takipte kalın!
Son An: Kabul
Bir süre sonra Eren şehirden ayrılmadı. Ama ilişkisi değişti. Biz de değiştik.
Her şey netleşmedi. Ama zaten hayatın çoğu netleşmez.
Bir gün bana şunu söyledi:
“Bazı şeyleri net söyleyemiyorum, biliyorum.”
Ben de sadece başımı salladım.
Çünkü artık anlıyordum.
Parantez işaretinin anlamı nedir?
Bazen bir kaçış değil, bir dürüstlük şekliydi.
Bazen bir saklama değil, bir koruma biçimiydi.
Bazen de sadece insanın kendine zaman tanımasıydı.
Son Defter Sayfası
Defterimin sonuna şunu yazdım:
“Parantezler kapanır ama içlerinde kalan duygular her zaman kalır.”
Ve o cümleyi yazdıktan sonra ilk kez rahat uyudum.
Çünkü bazı soruların cevabı bulunmaz. Sadece hissedilir.