Kuran-ı Kerim’de Cenaze Namazı: Bir Felsefi Keşif Felsefenin derinliklerine dalarken, insanın varoluşunu ve ölümünü sorgulamadan geçmek imkansızdır. Platon’dan Heidegger’e kadar filozoflar, ölümün anlamını ve ölüm sonrası yaşamı farklı açılardan ele almışlardır. Öyleyse, dinin kutsal metinlerinden biri olan Kuran-ı Kerim’in cenaze namazı hakkındaki duruşu, hem ontolojik hem de etik bir soruyu gündeme getirmektedir. Cenaze namazı, sadece bir ibadet mi, yoksa insanın ölümle yüzleşmesini sağlayan bir felsefi deneyim mi? Bu yazıda, Kuran-ı Kerim’de cenaze namazına dair yer alan hükümleri ve bu ibadetin felsefi anlamını, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. Cenaze namazının var olup olmadığına dair soruyu sadece bir dini mesele olarak…
6 YorumYazar: admin
Kitaplar Kitabı Kimin? – Bir Psikolojik Mercek Altında İnsan Davranışlarının Derinliklerine İniş: Meraklı Bir Psikologun Girişi “Kitaplar Kitabı kimin?” sorusu bir psikologun zihninde derin bir yankı uyandırır. İnsan zihni, kitapları sadece bilgi aktarımı aracı olarak görmenin ötesinde, onlara nasıl bir anlam yüklediğimizi ve bu anlamların ruh halimizi nasıl şekillendirdiğini incelemeye değer bulur. Kitaplar, birer anlatı, birer dünya yaratıcılarıdır. Ancak bir psikolog olarak benim için daha da ilginç olan, kitapların, insanlar arasında nasıl bir bağ kurduğudur. Bu yazıda, Kitaplar Kitabını, insan psikolojisinin farklı boyutlarından ele alacağız. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojiyi göz önünde bulundurarak, bu kitabın insanların içsel dünyalarına nasıl dokunduğunu…
12 YorumGönül Şarkısını İlk Kim Söyledi? İnsan Ruhunun Derinliklerine Psikolojik Bir Yolculuk Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken fark ettiğim bir şey var: her insanın kendi içinde sustuğu, ama bir şekilde dışa vurmak istediği bir “gönül şarkısı” vardır. Bu şarkı bazen bir sesle, bazen bir bakışla, bazen de sessiz bir iç konuşmayla söylenir. “Gönül şarkısını ilk kim söyledi?” sorusu, aslında yalnızca bir müzik tarihine ait değildir; bu soru, insan ruhunun iletişim biçimlerine dair kadim bir merakın yankısıdır. — İlk Şarkı: Duygunun Sese Dönüşmesi Psikolojiye göre müzik, insan duygularının en doğal dışavurum yollarından biridir. Gönül kelimesi ise, Türkçede yalnızca kalp anlamına…
14 YorumBir Filozofun Bakışıyla: Gönenmek Üzerine Düşünceler İnsanın varoluşu, anlam arayışıyla şekillenir. Her çağda insan, mutluluğun, iyiliğin, bilginin peşine düşmüştür. Kimi zaman bir düşünürün kaleminde, kimi zaman bir halk deyiminde, kimi zamansa bir kelimenin kökünde bu arayış yankılanır. Bugün o kelimelerden biri üzerine düşünüyoruz: “gönenmek”. Yalnızca dilde bir karşılık değil, yaşamın anlamını sorgulatan felsefi bir çağrıdır bu. Gönenmek Kelimesinin Sözlük Anlamı Sözlükte gönenmek kelimesi “mutlu olmak, sevinmek, refaha kavuşmak, bolluk içinde yaşamak” anlamlarına gelir. Bu tanım, yüzeyde bir duyguyu, derinlerde ise bir varoluş durumunu anlatır. “Gönenmek”, insanın hem içsel hem de dışsal koşullarının uyum içinde olduğu bir hâli betimler. Türkçedeki bu…
14 YorumHanımağa Gibi Ne Demek? – Gücün, Zarafetin ve Liderliğin Anadolu Yorumu Bazı kelimeler vardır ki sadece sözlükte değil, toplumun belleğinde yaşar. “Hanımağa gibi” ifadesi de tam olarak böyle bir tabirdir. İlk duyduğunuzda kulağınızda otorite, güç ve saygı yankılanır. Ama içinde bir sıcaklık da vardır — koruyucu, yönlendirici bir güç. Ben bu yazıyı, hem bu ifadenin kökenine hem de günümüz toplumundaki yansımalarına ışık tutmak için hazırladım. Çünkü “hanımağa gibi” olmak, sadece bir unvan değil; bir yaşam tarzı, bir tavır, bir denge hâlidir. — “Hanımağa” Kelimesinin Kökeni ve Anlamı “Hanımağa” kelimesi, “hanım” ve “ağa” sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Yani hem zarafeti hem de…
14 YorumEscape Room 1 Kaç Saat? Zaman, Empati ve Toplumsal Roller Üzerine Bir Kaçış Deneyimi Hayatta bazen hepimiz bir “kaçış odasında” gibiyiz. Duvarlar yükseliyor, ipuçları gizleniyor, ve çözülmesi gereken bulmacalar çoğalıyor. “Escape Room 1 kaç saat sürer?” diye sormak sadece bir oyun süresini değil, aynı zamanda bir toplumsal metaforu da sorgulatıyor. Çünkü her kaçışın arkasında, zamanla yarışan bir insan hikâyesi vardır — cinsiyet, kültür, eşitlik ve dayanışmayla örülmüş bir hikâye. Escape Room 1 Kaç Saat Sürer? Oyunun Süresi ve Anlamı Genellikle bir Escape Room deneyimi ortalama 60 dakika sürer. Yani, oyunculara bir saat içinde bulmacaları çözme, gizli anahtarları bulma ve birlikte…
6 YorumGiyotin Malzeme Nedir? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Kültürlerin ve toplulukların çeşitliliği, insanlık tarihinin en ilgi çekici yanlarından biridir. Bir antropolog olarak, insanların kullandığı semboller, ritüeller ve malzemelerin, yalnızca işlevsel değil, aynı zamanda toplumsal yapıları, kimlikleri ve değerleri nasıl şekillendirdiğini keşfetmek büyük bir heyecan kaynağıdır. Bugün, bir ölüm makinesi olan giyotin üzerinden, kültürel anlamını, ritüelistik kullanımlarını ve sembolik yükünü derinlemesine inceleyeceğiz. Giyotin, çoğu zaman hukuk ve adaletin sert yüzü olarak tanımlanırken, aslında topluluklar ve bireyler için çok daha derin anlamlar taşıyan bir kültürel objedir. Giyotin, sadece bir infaz aracı olarak tanımlanamaz. Bu makine, toplumsal normların, adalet anlayışlarının ve tarihsel olayların birer…
10 YorumGirişimsel Radyoloji İşlemi Ne Kadar Sürer? Tarihsel Bir Bakış Bir tarihçi olarak, geçmişe bakarken, insanlık tarihindeki büyük dönüşüm noktalarını ve bunların bugüne olan etkilerini hep merak etmişimdir. Her yenilik, bir önceki adımın üzerine inşa edilir ve her gelişim, toplumu, teknolojiyi ve bireylerin yaşamlarını şekillendirir. Tıpta da benzer bir süreç yaşanır. Geçmişteki ilk hekimler, vücudun içindeki hastalıkları anlamaya çalışırken, bugünün modern tıbbı teknolojilerini kullanarak çok daha hızlı ve kesin çözümler üretiyorlar. Ancak, bugün yaşadığımız bu sağlık devrimlerinin temelleri, çoğu zaman uzun bir süreç ve çeşitli kırılma noktalarıyla şekillendi. Bu yazıda, modern tıbbın vazgeçilmez bir parçası haline gelen girişimsel radyoloji işleminin nasıl…
6 YorumHavayolu Ulaştırması Nedir? Hızın Bedelini Kim Ödüyor? Şunu söyleyerek başlayayım: Havayolu ulaştırması bir mucize kadar büyüleyici, ama pahalı bir alışkanlık—yalnızca parayla değil; zaman, sinir ve gezegenin karbon bütçesiyle. “Ucuza Londra bileti buldum!” sevincinin arka planında; bitmeyen güvenlik sıraları, belirsiz gecikmeler, gürültü ve emisyonlar var. Yani gökyüzüne çıktığımız her sefer, yerde bıraktığımız izleri büyütüyor. Bu yazı, havayolu ulaştırmasını romantize etmeyi değil; tartışmaya açmayı amaçlıyor. Havayolu ulaştırması; yolcu ve yükün uçak, helikopter, kargo jeti gibi hava araçlarıyla, hava sahası yönetimi (ATC), havalimanları, yer hizmetleri ve düzenleyici çerçeveler eşliğinde kapıdan kapıya olmasa da “ağdan ağa” taşındığı yüksek hızlı bir ulaşım sistemidir. Tanımın Ötesi:…
14 YorumHamur da Ne Yapılır? Cesur Bir Manifesto: Her Şey Değil, Doğru Şey Yapılır! Mutfağa her girdiğimizde otomatik pilota bağlayıp hamuru yoğuruyor, sonra da “hamur da ne yapılır?” diye soruyoruz. Cevabı mı? “Her şey!” Hayır, işte tam da burada itirazım var. Hamurla her şey yapılmaz; doğru şey yapılır. Çünkü hamur, sihirli değnek değil; alışkanlıklarımızın, kolaycılığımızın ve bazen de pazarlamanın şekil aldığı bir madde. Bugün bu ezberi bozmak; beyaz una, şekerli hamur işlerine ve “ne olacak canım, bir poğaçadan bir şey olmaz” cümlesine meydan okumak için buradayım. Hazırsanız, tartışmayı başlatıyorum. “Hamur da Ne Yapılır?” Soru mu, Kaçış mı? “Hamurla her şey yapılır”…
10 Yorum